Tarih Boyunca Farklı Medeniyetlere Ev Sahipliği Yapıp Unutulan Cennet: Antalya’nın Saura Antik Kenti

Tarih, birçok sırrı içinde barındırır ve bu sırların bazıları zamanla unutulur. Ancak, bazıları da öyle bir yerde saklanır ki onları keşfetmek bir maceraya dönüşür. İşte bu maceralardan biri de Saura Antik Kenti’nde yaşanır. Saura, tarihin gizemli sayfalarında adını sıkça duyduğumuz ancak hakkında fazla bir şey bilmediğimiz antik bir kenttir. Peki, bu gizemli kent hakkında ne biliyoruz? Saura Antik Kenti nerede ve ne zaman kurulmuştur? Bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını sizler için anlattık. 

Kaynak: 1

Soura Antik Kenti, MÖ IV. yüzyılda tarih sahnesinde yerini alan Antalya’nın Kale ilçesine bağlı, Myra Antik Kenti’ne komşu bir yerleşim alanıdır.

Bu tarihi kent, Çayağzı’ndaki Andriake harabelerinin hemen yanı başında bulunmaktadır. Günümüzde Kaş’a uzanan yol, bu antik kentin kalıntılarından geçmektedir. Soura Antik Kenti, bazı literatürlerde Sourai Sura veya sadece Sura olarak geçer.

Andriake’den Kaş’a uzanan yolun üzerinde konumlanan bu tarihi kent, “Soura halkı” anlamına gelen bir Hellen sözcüğüdür.

Bu antik kentin tam olarak ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu konusunda kesin bir bilgi yoktur. Bazı kaynaklara göre, Saura, M.Ö. 1000 yıllarında antik Yunan döneminde kurulmuştur. Ancak, bu bilgi kesinlik taşımamaktadır.

Soura Antik Kenti’nin özgün akropolü, çevresi surlarla çevrili minik bir yapıdır.

Kuzeydeki surlar, dikdörtgen biçimleriyle varlığını sürdürürken güneydeki surlar ise herhangi bir iz bırakmadan yok olmuştur. Akropolün batı kısmında, bir vadi içinde Apollon Tapınağı yer alır.

Soura, antik çağda bir federasyonun “kehanet” merkezi olarak hizmet vermiştir.

Bu antik kente ziyaret edebileceğiniz yapılar arasında Apollon Tapınağı’nın kalıntıları, akropol, lahitler ve kaya mezarları yer alır.

Soura’da bulunan anıtsal mezar, üzerinde bulunan lahit ile Likya’nın en büyük lahitine ev sahipliği yapar.

Soura Antik Kenti’nde, rahipler kehanetlerini gerçekleştirmek için et dolu şişleri suya batırıp balıkların tepkisini gözlemlerlerdi.

Bu kehanet su kaynağı, akropolün hemen yanında yer almaktadır. Tapınağın arkasında, Bizans kilisesinin kalıntıları hala görülebilir durumda bulunmaktadır.

Asfalt yolun kenarından bakıldığında, bu harabe yapılar vadinin içerisinde kolayca fark edilebilmektedir.

Saura Antik Kenti, tarih boyunca birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış olmasının yanı sıra birçok farklı mimari özelliği ile de dikkat çekmektedir.

Bu antik kentte, taş işçiliğinin en güzel örneklerini görmek mümkündür. Ayrıca, Saura’nın geniş bir alana yayılan ve karmaşık bir yapıya sahip olan sokak planı, bu antik kentin ne kadar gelişmiş bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

Soura, antik tarihçilerin Apollon’un kehanet merkezlerinden biri olarak gördüğü esrarengiz bir yerdir.

Ancak bu alan hakkında elimizde fazla bilgi bulunmamaktadır. Bilinenlere göre bu antik kent, MÖ IV. yüzyılda Lykia’nın diğer kentleri gibi varlığını devam ettirmiştir.

Soura’nın akropolü, sınırlı bir alanı kapsar ve kalın bir surla çevrilidir.

Sur duvarları, kuzeyde dikdörtgen şeklinde bir kale oluştururken güneydeki kule tamamen yıkıldığı için iz bırakmamıştır. Surların yanında yer alan odalar ve bu odaların açıldığı koridorlar diğer kentlerde bulunmayan özgün bir özelliktir.

Soura Antik Kenti’nin güneydoğu köşesinde, Apollon Sorias’ın kültünü temsil eden bir heykel kaidesi bulunmaktadır.

Bu kaidenin üzerinde Lykçe yazılar ve rahiplerin listesi yer alır. Akropolün batısında yer alan Apollon mabedine ulaşabilmek için kayalara oyulmuş merdivenler kullanılır.

Bu mabedin yanında, İn antis planlı ve dor üslubunda yapılan bir yapı bulunur.

Bu yapının yan duvarları öne doğru uzanır ve aralarına iki sütun yerleştirilmiştir. Bu yapıda kehanetlerin yapıldığı bir su kaynağı bulunur. Mabedin arkasında ise, yıkılmış bir Bizans kilisesinin kalıntılarına rastlanır.

Saura Antik Kenti, tarih boyunca unutulmuş bir cennet olmasının yanında tarih ve arkeoloji alanında da büyük bir öneme sahiptir.

Bu antik kent, tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan bir tarih çizgisini temsil etmektedir. Bu nedenle Saura’nın arkeolojik kazıları, tarih ve arkeoloji alanında çok önemli bilgiler sunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x